• Genel Kültür, Turizm ve Tatil 26.12.2010 Toplam Okunma : 471 Yorum Yok

    Tüm online kadın giyim fırsatları için tıklayın !

    {lang: 'tr'}

    Süveyş Kanalı (1861-1869) Akdeniz ile Akdeniz dünyanın en büyük iç denizidir. Kuzeyinde Avrupa, güneyinde Afrika, doğusunda Asya’nın yer alır. Çanakkale Boğazı ile Marmara Denizine buradan İstanbul Boğazı ile Karadeniz’e, Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusuna, Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz’e, dolayısıyla Hind Okyanusuna bağlanır. Yüzölçümü 2.971.000 kilometrekaredir. Batıdan doğuya uzunluğu 3755 km, kuzeyden güneye genişliği 741 kilometredir. Düzgün bir derinliğe sahip olup, ortalama derinliği 1400 metredir.

    Kızıldeniz’i birleştiren 161 km uzunluğunda yapay suyolu. Kanalın genişliği 70-125 m arasında değişmektedir. Derinliği 11-12 m’dir. Su kesimi 10,36 m’den fazla olan gemiler kanaldan geçemez. 1951 yılında trafiği kolaylaştırmak amacıyla el-Kantara ile el-Firdan arasında 13,5 km’ lik bir yan geçit açılmıştır. Tamamını Oku…

  • Genel Kültür, Turizm ve Tatil 16.12.2010 Toplam Okunma : 390 2 Yorum

    Tüm online kadın giyim fırsatları için tıklayın !

    {lang: 'tr'}

    Lagün veya denizkulağı, koylarda veya körfez ağızlarının kıyı okları ile kapanması sonucu kıyı gerisinde oluşan göllerdir. Denizle yer altından veya yer üstünden bir su yoluyla bağlantısı bulunan, denizden çoğunlukla da dar bir karayla ayrılmış olan göllerdir.
    Muğla-Fethiye, Ölüdeniz.
    Türkiye’de lagünlere en güzel örnek Muğla-Fethiye’deki Ölüdeniz’dir. Ayrıca Samsun’da Kızılırmak Deltası’nın kuzey batı kesimlerinde de tipik örnekleri bulunmaktadır. Buradaki lagünler Kızılırmak’ın getirdiği alüvyonlar sonucu Karadeniz ile bağlantısı kesilen su kütlelerinden oluşur. Tamamını Oku…

  • Turizm ve Tatil 10.12.2010 Toplam Okunma : 407 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Cebelitarık Boğazı (Arapça: مضيق جبل طارق, İspanyolca: Estrecho de Gibraltar), Akdeniz ile Atlas Okyanusu’nu birleştiren 60 km uzunluğunda ve 44 km genişliğindeki boğazın derinliği 426 m.’dir. Adını Tarık bin Ziyad’dan almıştır. Avrupa ile Afrika kıtalarını ayırır. Boğazın siyasal egemenlik bakımından kontrolü üç ülkenin elindedir.İngiltere, İspanya ve Fas. Boğazda, yüzeyde doğudan batıya giden kuvvetli bir akıntı vardır. Derinlerde ise daha zayıf bir akıntı Akdeniz’den Atlas (Atlantik) Okyanusuna akar. Cebelitârık Boğazının her iki yanı da sarp kayalıklarla çevrilidir. Bitki örtüsü bakımından Boğaz’ın iki yakasında berâberlik görülür. Boğaz’dan yılda 7000-7500 gemi geçer. Her iki kıyısı da İngilizlerin elindedir. Boğaz’ın Afrika kıyısında bulunan Tanca ise milletlerarası bir statüye bağlanmıştır. Bu statü muayyen bir devletin buraya yerleşmesine mâni olmaktadır. Tamamını Oku…

  • Turizm ve Tatil 10.12.2010 Toplam Okunma : 172 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Everest, (Tibetçe: Çomolungma, Nepali: Çonnolugma Sagramata), dünyanın en yüksek dağı. Himalayalar’da, yaklaşık 28 derece kuzey enlemi ile 87 derece doğu boylamında, Çin–Nepal sınırı üzerinde yer alır. Çıplak Güneydoğu, Kuzeydoğu ve Batı sırtları en yüksek noktalara Everest (8.848 m) ile Güney doruğunda (8.748 m) ulaşır. Everest Dağı Kuzeydoğudaki Tibet Platosundan (yaklaşık 5.000 m) tam olarak görülebilir. Eteklerinden yükselen Çangtse, Khumbutse, Nuptse ve Lhotse gibi doruklar Nepal’den görülmesine engel olur.

    Tırmanma Girişimleri

    Everest’e tırmanma girişimleri 1920′de Tibet yolunun açılmasıyla başladı. İlk olarak Kraliyet Coğrafya Derneği ile dağcılık Kulübü Birleşik Himalaya Komitesinin desteklediği bir ekip 1953’te doruğa ulaştı. 29 Mayıs 1953 günü Yeni Zelandalı Edmund Hillary ve Nepalli Tenzing Norgay, Güneydoğu sırtına tırmanarak Güney doruğundan geçip doruğa vardılar. Tamamını Oku…

  • Turizm ve Tatil 04.12.2010 Toplam Okunma : 230 3 Yorum
    {lang: 'tr'}

    Amerika Birleşik Devletlerinin en uzun nehri. Kollarının uzunluğu ve suladığı alan îtibâriyle dünyânın en büyük nehir sistemidir. Nehrin ismi Ojibya yerlileri tarafından konmuştur. “Missi” ve “Sippi” kelimeleri, bu kabîlenin dilinde, “Büyük Nehir” anlamına gelir. Taştığı zaman milyonlarca dekar arâziyi kaplaması sebebiyle bâzı yerlilerce de “Suların Babası” olarak adlandırılan Mississippi, Minnesota eyâletinin kuzeyindeki Hasca Gölünden doğar. Ancak, Missuri’yi meydana getiren üç ayrı ırmağın birleştiği Montana, nehrin asıl kaynağı olarak kabûl edilir.

    Nil Nehrinden biraz kısa olan Mississippi yaklaşık 3.220.000 km2lik bir alanı sular. Nehrin 250 civârında kolu vardır. Bu kolların 45’inde ulaşım yapılmaktadır. Nehrin en önemli kolları Missouri, Ohio, Arkansas, Red River ve Des Moines’tir. Nehrin uzunluğu ile ilgili olarak değişik rakamlar verilmiştir. Tamamını Oku…

  • Turizm ve Tatil 29.11.2010 Toplam Okunma : 165 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Emirgân Korusu, İstanbul’da Sarıyer ilçesi’nde yer alan bir korudur. İstanbul Boğazı kıyılarında, Emirgân-İstinye semtleri arasında yer alır. İstanbul Boğazı kıyısında, 47.2 hektarlık bir alanda sırtlar ve yamaçlar üstüne yayılmıştır. Çevresi yüksek duvarlarla kuşatılmış durumdadır.

    Koru, 17. yüzyılda Osmanlı padişahı IV. Murad tarafından İranlı Emir Güne Han’a armağan edilmiştir. Daha önce Feridun Bahçeleri olarak anılan bölge bundan sonra Emirgân Korusu olarak anılmaya başlanmıştır. Yüzyıllar boyunca pek çok kez el değiştirmiş, 19. yüzyılda Osmanlı Padişahı Abdülaziz tarafından Mısır Hıdivi İsmail Paşa’ya verilmiştir. 1871-1878 yılları arasında koru içinde 3 köşk yaptırılmıştır. Tamamını Oku…

  • Turizm ve Tatil 23.11.2010 Toplam Okunma : 330 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Marmara bölgesinin en yüksek dağı. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Uludağ’ın uzunluğu 40 km’yi bulur. Genişliği ise 15-20 km’dir. Toplu ve heybetli bir görünüşe sâhip olan bu dağın Bursa’ya bakan yamaçları kademeli, güneye Orhaneli’ne bakan tarafları ise düz ve daha diktir. En yüksek noktası Kartaltepe’de 2543 m’dir. Dağın kuzey tarafında Sarıalan, Kirazlı, Kadı, Sobra yaylaları vardır.

    Uludağ’ın yüksek yerlerinde eski buzullara âit izlere raslanmaktadır. Karatepe’nin kuzeyindeki Aynalıgöl, Karagöl ve Kilimligöl buzul gölleri bu izlerin en önemlileridir. Bu göllerin mavi berrak suları, hemen aşağısında başlayan yemyeşil çam ormanları, yükseklerdeki beyaz kar yığınları buraların güzelliğine güzellik katmaktadır. Tamamını Oku…

  • Genel Kültür, Turizm ve Tatil 23.11.2010 Toplam Okunma : 171 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Grönland Atlas Okyanusu’nun kuzeyinde, 2.166.086 km² ile kuzey kutbundaki en büyük buz örtüsüyle kaplı, Danimarka’nın özerk bölgesi. Bu buz tabakası 3 km. kalınlığında ve tabanı da deniz düzeyinin altında bulunur. Adanın kuzeyinde Kuzey Buz Denizi (Arktik Deniz), güneydoğusunda İzlanda, batısında Kanada’nın Ellesmere Adası ve Baffin Körfezi yer alır. Grönland, yüzölçümü açısından dünyanın en büyük adası konumundadır. % 81′i buzullarla kaplıdır.

    Grönland’da yaşayan nüfus 57.500 civarındadır. Nüfusun büyük kesimi batı kıyısındaki küçük kasabalarda yaşar. Grönlandlılar, hem Kalaallit (Inuit), hem İskandinavya kökenlerini taşımaktadırlar ve Grönlandca (Greenlandic=Kalaallisut) dilini konuşurlar. İki önemli şehri başkent Godthab (Nuuk) ile Godhavn’dır. Tamamını Oku…

  • Genel Kültür, Turizm ve Tatil 04.09.2010 Toplam Okunma : 226 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Kız Kulesi, hakkında çeşitli rivayetler anlatılan, efsanelere konu olan, İstanbul Boğazı’nın Marmara Denizi’ne yakın kısmında, Salacak açıklarında yer alan küçük adacık üzerinde yapılmış güzel bir yapıdır. Üsküdar’ın sembolü haline gelen kule, Üsküdar’da Bizans devrinden kalan tek yerdir. M.Ö. 24 yıllarına kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahip olan kule, Karadeniz’in Marmara ile birleştiği yerde küçük bir ada üzerinde kurulmuştur. Bazı Avrupalı tarihçiler buraya Leander Kulesi derler. Kule hakkında pek çok rivayetler bulunmaktadır. Evliya Çelebi kuleyi şöyle tarif eder: Deniz içinde karadan bir ok atımı uzak, dört köşe, sanatkarane yapılmış bir yüksek kuledir. Yüksekliği tam seksen arşundur. Sathı mesehası iki yüz adımdır. İki taraftan yerde kapısı vardır. Tamamını Oku…

  • Turizm ve Tatil 08.08.2010 Toplam Okunma : 620 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    İstanbul’un su ihtiyacını karşılayan göllerden. Marmara Bölgesinin Trakya kesiminde İstanbul’un 50 km kuzeybatısında, Karaburun’un gerisinde bulunmaktadır. Göle, Durusu Gölü de denilmektedir. Kenarları girintili çıkıntılı olan gölün yüzölçümü 25 km2, en derin yeri on bir metredir. Su toplama alanı 619 km2dir. Deniz seviyesinden 2.75 m yüksek olmasına rağmen bugün Karadeniz’e akıntısı yoktur. Eskiden Boğazdere adı verilen bir akıntıyla suları denize boşalıyordu. Bu akıntıyı sağlayan yerin gölle birleştiği yere küçük bir set yapılınca suları denize gitmediğinden su seviyesinde bir yükselme oldu. Göl görünüş îtibârıyle eskiden buranın bir koy olup, zamanla denizin istilâsına uğramış dere ağızları olduğu intibasını vermektedir. Tamamını Oku…

  • Genel Kültür, Turizm ve Tatil 05.08.2010 Toplam Okunma : 247 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Kuzey Amerika’da ABD ile Kanada arasında bulunan Huron gölü dünyânın en büyük dördüncü gölüdür. Alanı 59.600 km2dir. Saint Clair Irmağı ile Superior Gölüne, Mackinac Boğazıyla da Miçhigan Gölüne bağlanır. Gölün uzunluğu 510 km, en geniş yeri 330 km, en derin yeri 215 m, ortalama derinliği ise 60 metredir. Kıyıların tabiî güzelliği ve suyunun kalitesi ile dikkati çekmektedir. Dünyâda en çok adaya sâhip göldür. Kenarında kış sporlarından kayak ve buz patenti gün geçtikçe artmaktadır. ABD-Kanada sınırı bu gölün arasından geçer. Ayrıca büyük bir göl durumunda bulunan Georgiyan Körfezi de bu gölün bir kısmıdır. Tamamını Oku…

  • Turizm ve Tatil 31.07.2010 Toplam Okunma : 382 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Isparta ili, belirli yörelerde halen işletilen veya işletilebilir potansiyele sahip ekonomik değerde ve günümüz teknolojileriyle üretim imkanı bulunmayan (ekonomik olmayan) değerde metalik maden, endüstriyel hammadde ve enerji hammadde kaynakları bakımından çeşitli kaynaklara sahiptir (Şekil 4). Bu kaynaklar, günümüz bilim ve teknolojilerine dayalı olarak yapılacak araştırmalar doğrultusunda artırılabilecektir.

    Kükürt: Türkiye’nin ilk ve en zengin kükürt yatakları Keçiborlu ilçesinde yer almaktadır. Volkanik kökenli olan kükürt yatakları ofiyolitik karışık, Akdağ kireçtaşları, altere andezitler ile andezitik tüfler içerisinde düzensiz kütleler ve ağsal damarlar biçiminde yerleşmiştir. 1900’lü yıllardan beri bu zamana kadar 3.461.894 ton tuvenan kükürt üretimi yapılmıştır. Günümüzde 2.231.190 ton rezervi bulunan ve Etibank tarafından işletilen Keçiborlu kükürt yatakları düşük tenörlü rezervleri ve ekonomik nedenlerden dolayı 1994 yılında zarar ettiği için kapatılmıştır. Tamamını Oku…

  • Turizm ve Tatil 31.07.2010 Toplam Okunma : 367 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Kekova, Antalya’nın Kaş ilçesi yakınlarında,
    Kaleköy (antik Simena) ve de Üçağız (antik sa) köylerinin açıklarında yer alan bir Akdeniz adası.

    Kekova’ya Kaş’tan tekne ile gidildiği gibi karadan üç Üçağız’a gidilip kayıkla da
    gezilebilir.
    Burada batık şehir görülebilir.   Kaş’tan sonra Uluburun geçilerek Kekova’ya doğru yol alındığında önce Sıcak Yarımadası ile karşılaşılır. Sıcak İskelesinde Aperlai antik kenti, yarımadanın ucunda Toprakada ve Karaada yer alır.

  • Turizm ve Tatil 31.07.2010 Toplam Okunma : 219 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Antalya-Alanya karayolunun 72. km’sinden güneye dönen yol 6 km sonra günümüzün en tanınan turizm merkezlerinden Side’ye ulaştırır. Side güncelliğini şüphesiz 1947 yılında İstanbul Üniversitesi’nden merhum Prof. Dr. Arif Müfit Mansel ve ekibince aralıklarla sürdürülen kazı ve onarımlarla günışığına çıkan Roma imparatorluğu kalıntılarına borçludur.

    Side’nin Akdeniz’e uzanan küçük bir yarımada üzerinde İ.Ö. 7. yüzyılda batı anadoluda yaşayan Kymeliler (Bugünkü Aliağa) tarafından kurulduğu söylenir. Ancak şehri kurdukları iddia edilen Kymeliler zamanla kendilerini unutarak Side dilini kullanmaya başlamaları kuruculuktan çok güneye göçü ve yerli halka karışımı işaret eder. Şehirde kullanılan yerel dile göre SİDE “Nar” anlamına gelmektedir ki “Nar” Anadolu’nun bereket sembollerinden olup Roma İmparatorluk dönemine dek şehrin sembolü olarak Side sikkelerinde kullanılmıştır. Tamamını Oku…

  • Turizm ve Tatil 31.07.2010 Toplam Okunma : 197 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Batı Toros Dağları’nın eteklerinde, Antalya iline 43km. mesafede ve 52km. kıyı şeridi boyunca uzanan İlçemiz, TTürkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden birisidir. Bugün Kemer’in bulunduğu yerde, 1910′lu yıllarda Eski Köy adı ile bilinen ve dağlardan gelen seller sonucu göl ve bataklıklardan oluşan bir yerleşim yeri vardı. Eski Köy halkı, kendilerini bu sellerden korumak için, dağların eteklerinde 23km. uzunluğunda, taş duvar örmüşler ve sonraları, bu duvar nedeniyle köylerine Kemer demişlerdir. Tamamını Oku…

Sponsor:

Üye Paneli:




  • Kayıt Ol
Toplam : 41234