• Çoçuklar Hakkında 07.02.2007 Toplam Okunma : 672

    Serebral Paralizi (Beyin Felci) nedir?
    Serebral Paralizi’nin (SP) literatürde bir çok tanımı vardır. Ancak çok genel anlamıyla bir tanım yapacak olursak, doğum öncesi, doğum sırasında ya da doğum sonrası herhangi bir nedenle beynin hasar görmesi sonucu oluşan motor (ve bazı durumlarda mental) bozukluktur.
    SP adale tonusunda bozukluk, anormal postür (duruş bozukluğu) ve bozuk hareket görünümüyle karşımıza çıkar. SP gelişimsel bir bozukluktur. Motor fonksiyonlarda bozukluğun yanında, duyu bozukluğu (sensory disfonksiyon), nistagmus, strabismus (gözde kayma, titreme gibi bozukluklar), zeka geriliği (mental retardasyon), davranış bozuklukları, öğrenme güçlükleri, dil-konuşma bozuklukları ve ağız-diş problemleri de görülebilir.

    SP’nin tanımı ve tedavisinde önemli bir araştırmacı fizyoterapist olan Bobath, SP’yi “henüz gelişmemiş beyinde ortaya çıkan lezyonun santral (merkezi) sinir sistemi oluşumunu etkilemesi” olarak tanımlamaktadır.
    Beyinde motor bölgenin (kol-bacakların tam kullanımı, yürüme, yemek yeme, merdiven çıkma gibi günlük yaşamı sürdürmeye yarayan hareket yeteneğini sağlayan beyin bölgesi) gelişimi 7-8 yaşlarında tamamlanır. Hamilelik döneminin başlangıcından 7-8 yaşlarına kadar beyinde oluşabilecek herhangi bir problem bu bölgenin fonksiyon bozukluğu olarak karşımıza çıkar. Ortaya çıkan tablo ise Serebral Paralizi olarak adlandırılır.

    SP’de beyin hasarı ilerleyici değildir. Fakat ortaya çıkan sorun ömür boyu devam eder.

    SP’nin görülme sıklığı
    SP’nin görülme sıklığı hakkında çok net bilgiler olmamakla birlikte, ABD’de ölçülen oranlar dünya geneli için bir kıyaslama olanağı verebilir;

    Amerika Serebral Paralizi Derneği’nin verilerine göre, ABD’de toplam nüfusun % 0.2’si (1000’de 2) SP’li. Buna göre ABD’de yaklaşık 1.000.000 SP’li var. Bu rakama her yıl 5000-7000 bebek ekleniyor.

    Ülkemizde ise bu konuda yeterli ve güvenilir bir istatistik olmamakla birlikte, toplam nüfus içerisindeki SP’li oranının % 1.66 (600’de 1) olduğu tahmin edilmektedir. Buna göre Türkiye’de yaklaşık 700.000 SP’li bulunmaktadır.

    Türkiye’de oranların fazla olması akraba evlilikleri, hamilelik döneminde geçirilen hastalıkların fazla olması ve bakım şartlarının yetersizliği, doğum şartlarının olumsuzluğu, bebek bakım hizmetlerinin yetersizliği, ilk çocukluk yıllarında bebeklerde bulaşıcı ve ateşli hastalıkların fazlalığı ve beslenme yetersizliği gibi nedenlere bağlanmaktadır.


    SP’nin Nedenleri
    Doğum öncesi nedenler

      Genetik durumlar
      Hamilelik döneminde geçirilen enfeksiyonlar
      Rubella, herpes.
      Fetal anoksi (Bebeğin anne karnında oksijensiz kalması; beyin kanamasına neden olur.)
      Plesentanın gelişim bozukluğu ya da erken ayrılması
      Rh uyuşmazlığı (eritroblasis fetalis, hemolitik anemi, hiperbilurunemi)
      Metabolik hastalıklar (diabetes mellitus, hamilelik toksemisi)
      Gelişimsel bozukluklar (vasküler ya da iskelet yapıda)
      Beslenme bozuklukları
      Sigara, alkol ya da madde bağımlılığı
      Annenin enzim veya L-Dopa tedavisi görmesi
      Akraba evlilikleri
      Annenin aldığı ilaçlar (Zorunlu hallerde, doktor kontrolü dışındakiler)
      Hamilelik döneminde geçirilen tıbbi müdahaleler (Diş çekilmesi, operasyon, röntgen vb…)

    Doğum sırasında oluşan nedenler

      Zor doğum (Anoksi), plesentanın erken ayrılması, plesenta previa, uzayan doğum.
      İlaç sedasyonuna bağlı asfiksi nedeniyle beyin kan damarlarında kompresyon ve yırtılma
      Prematüre (erken doğum), postmatüre (geç doğum)
      Kordon komplikasyonları
      Geliş anomalileri (makat doğum, ayaktan geliş)
      Forseps ya da vakumla doğum

    Doğum sonrası (post-natal) nedenler

      Düşük doğum kilosu
      Vasküler hadiseler ve intrakranial hemoraj
      Kafa travması
      Ensefelopati
      Toksik durumlar
      Kardiak arreste bağlı anoksi
      Nöbetler (Konvülzyon, epilepsi)
      Tümör
      Viral ve bakteriyal beyin enfeksiyonları
      Sarılık (Hiperblirunemi)
      Menenjit

    Serebral Paralizi’nin Erken Teşhisi
    İnsan sağlığının söz konusu olduğu tüm durumlarda olduğu gibi, SP’li vakalarda da teşhis ve ardından yapılacak tedavi için mutlaka bir uzman kuruluşa başvurulmalıdır. Ancak bebekte ortaya çıkabilecek ilk belirtilerin aile tarafından da kolayca gözlenebileceği de unutulmamalıdır. SP’li vakalarda fizik tedavi ve rehabilitasyonun başarısı için erken teşhis çok önemlidir.
    SP nasıl erken teşhis edilir?
    Aileler bebeğin gelişiminde en ufak bir gecikme ya da sapma gördüğünde, ya da aşağıdaki belirtileri gözledikleri durumda derhal doktora başvurmalıdırlar.
    SP’nin habercisi olabilecek erken belirtiler
    1 aylık bebekte;

      Sürekli ağlama
      Emme bozukluğu
      Israrlı ve sürekli kusma
      Çevresinden gelen uyarılara cevap vermeme
      Havale (Konvülzyon)

    2 aylık bebekte
    (yukarıdakilere ek olarak);

      Bulunması gereken reflekslerin kaybı
      Kaslarda aşırı sertlik ya da gevşeklik

    3 aylık bebekte;

      Gözde kayma, titreme
      Bebeğin sırtüstü, baş ve topuklar üzerinde yay gibi sert bir şekilde durması
      Bebeğin gülmemesi, annenin yüzüne bakmaması

    4 aylık bebekte;

      Baş kontrolünün olmaması
      Gözde odaklaşmanın sağlanamaması
      Elin ya da ellerin beş parmak içte kalacak şekilde yumruk halinde tutulması
      Kaybolması gereken reflekslerin devam etmesi

    8 aylık bebekte;

      Dönme ve oturma aktivitelerinin olmaması
      El-göz koordinasyonunun yokluğu
      Tekme atarken iki bacağın da itilmesi
      Bebeğin bacaklarını uzatarak oturduğu pozisyonda vücudunun öne eğilmesi, bacakların birbiri üzerine binmesi

    10 aylık bebekte;

      Emeklemenin olmaması ya da her iki ayağın birden çekilerek, sıçrar tarzda emekleme
      Ayağa kalkmada zorluk
      İsmi ile çağrılınca tepki vermemesi
      Ağızdan salya akması
      Verilen yiyeceği ağzına almaması ya da ağzına götürememesi

    1 yaşındaki bebekte;

      Tutunarak yürüyememesi
      Parmak ucuna basarak yürüme

    belirtileri gözlendiği durumlarda derhal doktora başvurmalıdır.Serebral Paralizi’de Tedavi ve Rehabilitasyon
    SP, tıbbi yaklaşım(1) ve rehabilitasyon yaklaşımı(2) olarak iki yönlü ele alınmalıdır;

    Tıbbi yaklaşım
    Teşhisle başlar. SP teşhisi Pediatrik Nörolog başta olmak üzere, ilgili hekimler tarafından konulur. Teşhiste yardımcı olmak üzere EEG (Elektro Ensefalografi), EMG (Elektro Myografi), SEP (Somatosensoryel Evok Potansiyel), VEP (Visuel Evok Potansiyel), MR (Magnetik Rezonans) gibi ileri tetkiklerden yararlanılabilir.
    SP’li hastada direk SP’ye yönelik etkin bir ilaç yoktur. Ancak hastalıkla seyreden konsülzyon (havaleler) ve epilepsi için yaygın şekildi ilaç kullanılmaktadır. Bunun yanında kaslardaki aşırı sertliği önlemek için de bazı ilaçlar kullanılmaktadır.

    Bu konuda ayrıntılı bilgi çeşitli hastanelerin Pediatrik Nöroloji Servisi Hekimlerinden alınabilir.

    SP’li çocukta rehabilitasyonun amaçları

      Çocuklarda görülen hareket bozukluklarını en aza indirmek
      Oluşabilecek kas-iskelet sistemi bozukluklarını önlemek, postür bozukluklarının oluşmasını engellemek
      Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsız davranabilmeyi sağlamak
      Yardımcı araç, gereç ve cihazları belirlemek
      Eğer SP tablosuna eşlik eden, görme, işitme, konuşma ve zeka problemleri varsa bunların en aza indirilmesini sağlamak
      Aile eğitimi vermek ve SP’li çocuğun eğitimi konusunda aileye yol göstermek
      SP’li çocuğun yaşayacağı mekanların düzenlemesine yapmak


    Rehabilitasyon Ekibi
    Fizik ve tedavi ve Rehabilitasyonun her alanında olduğu gibi, SP’li çocukların rehabilitasyonu da bir ekip tarafından yürütülür. Bir SP rehabilitasyon ekibinde şu uzmanlar yer alır;

      Doktor (Pediatrik Nörolog, Ortopedist, Pediatrik Cerrah, Çocuk Psikiatristi, Beyin Cerrahı, Kulak Burun Boğaz Uzmanı…. Hastalığın klinik yapısına göre bunlardan biri ya da bir kaçı)
      Fizyoterapist
      İş-Meşguliyet Terapisti
      İşitme-Konuşma Terapisti
      Psikolog
      Çocuk Gelişim Uzmanı
      Odyolog
      Özel Eğitim Uzmanı

    SP’li çocuklarda Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon asıl olarak Fizyoterapist, İş-Meşguliyet Terapisti ve İşitme-Konuşma Terapisti tarafından yürütülür.Yapılan bir çok araştırmaya göre SP tedavi ve rehabilitasyonunun 1 yaşından önceki dönemlerde başlamasının sonuç alınmasını kolaylaştırmaktadır. SP rehabilitasyonuna erken dönemde başlanması SP’li çocukta anormal kas tonusunun düzenlenmesi, normal motor gelişimin sağlanmasını kolaylaştıracak kas yapısındaki bozukluk nedeniyle oluşabilecek postür bozukluğu önlenebilecek ve çocuğun fonksiyonel olarak bağımsızlığı sağlanacaktır.


    SP’de rehabilitasyon programı
    Rehabilitasyon programı;

      Egzersiz tedavisi
      Ortez (cihaz) uygulamaları
      Ev programı ve aile eğitimi
      El-göz koordinasyonu sağlanması
      Uygun yardımcı araç gerecin belirlenmesi
      İşitme-konuşma terapisi
      Yemek yeme, giyinme oyun aktiviteleri gibi aktivitelerin eğitimi

    bileşenlerinden oluşur. Tüm bu uygulamalar, özellikle egzersiz uygulamaları deneyimli fizyoterapistler tarafından yapılmalıdır.Bilinmesi gereken en önemli şey SP tedavi ve rehabilitasyonunun çok uzun süren bir süreç olduğudur. Bebeğin büyümesiyle birlikte rehabilitasyon uygulamaları da devam eder. Rehabilitasyon çocuk bağımsız (ya da en az bağımlılıkla) yaşama yetisini kazanana kadar devam etmelidir.

    SP’li çocuklar da diğer çocuklar gibi bir çok ihtiyacı olan çocuklardır. Ayrıca çoğu SP’li çocuk diğer çocuklar gibi gelişebilir.

    SP fiziksel bir özürdür. Az oranda zeka yetersizlikleri, görme, konuşma, işitme ve algı bozuklukları fiziksel özüre eşlik etse de ilerleyici değildir. Bilinçli bir yaklaşım ve etkili rehabilitasyon ile yetersizlikleri en aza indirmek mümkündür.

    Rehabilitasyon sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalar

      Egzersizler aile tarafından öğrenilmeli ve evde tekrar edilmelidir.
      Egzersizler çok uzun ve sıkıcı olmamalıdır. Oyun aktiviteleri ile birleştirilerek yaptırılmalıdır.
      SP’li çocuklarda mental ve duyusal engeller yüzünden genellikle yetersiz olan iletişim kurma yeteneğini arttırmak için sesli ve renkli oyuncaklar ya da objeler kullanılmalıdır.
      SP’li çocuğun kontrolü en az 3 ay aralıklarla, pediatrik nörolog, pediatrist, gerekirse ihtiyaç duyulan uzmanlık alanlarındaki hekimler, fizyoterapist, iş-meşguliyet terapisti, odyolog, çocuk gelişim uzmanı ve psikolog tarafından yapılmalıdır.
      Normal çocuk gelişimi izlenerek, SP’li çocuğun bu gelişimi yakalaması için ailenin çaba göstermesi gerekir. Ancak SP’li bir çocuğun sınırlılıkları iyi bilinmeli, normal bir çocukla kıyaslanmamalıdır. Fakat SP’li çocukta gelişimi sağlayabilmek için de erken yaşlardan başlayarak dil ve sosyal gelişim üzerinde durulmalıdır.
      SP’li bebeklerin taşınması terapistin gösterdiği şekilde destekli ve çevre iletişimini sağlayacak şekilde yapılmalıdır.
      Oturma, emekleme, ayakta durma gibi motor gelişim aşamaları terapistin uygun gördüğü zamanlarda başlatılmalıdır.
      SP’li çocuğun beslenmesi sırasında uygun oturma ortezleri (yardımcı cihazlar) ve destekli sandalye kullanılmalıdır.
      SP’li çocuğun etkilenme tipine göre beslenme şekli ve tipi de değişecektir. Bu konuda bir diyetisyenden bilgi alınmalıdır. Beslenme sürece sıvı yiyeceklerden katı yiyeceklere doğru ilerlemeli, beslenme pozisyonları terapistten uygulamalı olarak öğrenilmelidir.
      SP’li çocuk mümkün olduğunca uygun bir kaşık ile beslenmelidir. Okul çağına gelen çocuklar fiziksel özürlerine rağmen özel bir eğitim kurumunda eğitime başlatılmalıdır.
      Zeka problemi, algılama problemi olan çocukların eğitimi için özel eğitim uzmanlarının yardımı şarttır.
      Yürümeye başlayacak SP’li çocuklarda ayakkabı ve gerekiyorsa yürüme cihazının tipine karar vermek önemlidir. Bu seçim fizyoterapist kontrolünde yapılmalıdır.
      SP’li çocuklarda değişik psikolojik bozukluklar oluşabilir. Aile ve çevreyle uyumda zorlanan çocuklar için psikologlardan yardım alınmalıdır.
      SP’li çocukların evde sürekli bakıcılar ya da ebeveynlerle kalmaları doğru değildir. Normal çocuklarla da iletişim kurabileceği ortamlar yaratılmalıdır.
      Havale (konvülzyon) geçiren çocuklar için muhakkak pediatrik nöroloğa başvurulmalıdır.
      SP’li çocuklar aşırı koruma altına alınmamalı ve yapabilecekleri aktivitelere fırsat tanınmalıdır.

  • (0%) (0%) (0%) (0%)

  • Yorum Gönder

  • Sedat İnce tarafından Çoçuklar Hakkında Kategorisine 07.02.2007 tarihinde saat 23:39 yazılmıştır.