Freddie Mercury |

Freddie Mercury (d. 5 Eylül 1946, Zanzibar – ö. 24 Kasım 1991, Londra), Britanyalı rock grubu Queen’in efsanevi solisti. Gerçek adı, Farrokh Bulsara’dır.

Sahnedeki duruşu, şovu, pek çok kişi tarafından hala dünyanın en güçlü vokali olarak anılan sesi, Queen’i sırtlanarak, aydınlatan, Opera ile Rock müziği harmanlayarak yeni bir müzik anlayışı ile dünyayı kasıp kavurması ile tanınan, Queen grubunun kurucusu ve bugünlere gelmesindeki en büyük etkenlerinden biri olarak adlandırılan insan, Freddie Mercury. “Bohemian Rhapsody”, “Somebody to Love”, “We Are the Champions”, “Don’t Stop Me Now”, “Killer Queen” ve “Crazy Little Thing Called Love” gibi pek çok uluslararası hit parçanın yazarıdır. Sahnedeki ve ne kadar bahsetmekten hoşlanmasa da, özel hayatındada farkılılıklar ve o yıllarda sahip olduğu dış görünüş ile ne kadar komplike bir özgüvene ve cesarete sahip olduğunu tüm dünyaya müziğiyle ve Queen ile hissettirmiştir. Yıllarca Queen grubundaki çalışmaları ile birlikte solo olarak da çalışmıştır. Mercury, ayrıca İlk asyalı Rock Star olarak adlandırılır. 1991 senesinde AIDS’in getirdiği komplikasyonlar sonucu yaşamını yitirmiş ve ölümü, bu hastalık hakkında toplum bilincinin artmasını sağlamıştır.

2005 senesinde Blender dergisinin okuyucuları Mercury’yi gelmiş geçmiş en iyi erkek sanatçı seçtiler ve 2008 senesinde, Rolling Stone dergisi onu “Tüm Zamanların En İyi 100 Şarkıcısı” sıralamasında 18. sıraya yerleştirdi. 2009 senesinde Classic Rock dergisinin yaptığı anketde Mercury gelmiş geçmiş en iyi rock müzik sanatçısı seçildi. Vizelli tarafından tarihte en çok iz bırakmış sanatçılardan biri seçilen Mercury, 2009 yılının Ocak ayında İngiltere’de istatistik konusunda bir otorite olarak kabul edilen OnePoll tarafından skiddle.com’un katkılarıyla ve oldukça geniş çaplı katılımla gerçekleştirilen bir ankete göre Rock Tanrısı adına layik görüldü.

Mercury’nin vokaliği ile birlikde Queen 300 milyon civarı bir satış başarısı elde etmişdir. Queen genel olarak The Beatles’den sonraki en önemli rock grubu olarak kabul görür. Bu güne kadar Celine Dion, George Michael, Extreme, Michael Jackson, Foo Fighters, Kurt Cobain, Guns N’ Roses, Metallica, Manic Street Preachers, The Killers, The Smashing Pumpkins, Radiohead, My Chemical Romance, Kansas, Iron Maiden, Ben Folds Five gibi bir çok şarkıcının veya grubun üzerinde etki bırakmıştır.

Çocukluk yılları

Farsi ve Güney Azeri kökenli bir ailenin (Bomi(Baami) ve Jer(Cəl) Bulsara(Bülsarə)) çocuğu olarak, zamanın İngiliz kolonisi olan Zanzibar adasında (şimdiki Tanzanya’nın bir parçası) doğmuştur.[3] Kashmira adında bir kızkardeşi vardır.

Mercury, Bombay’daki (Hindistan) St. Peter yatılı okuluna geri gönderildi. Bu okulda piyano çalmayı öğrendi ve ilk grubu The Hectics’e katıldı. Çocukluğunun büyük kısmını Hindistan’da büyük annesi ve teyzesi ile geçirdi. Zanzibar’a dönmeden önce St. Mary’s Lisesi’nde eğitimini tamamladı. Zanzibar’daki 1964 devrimi nedeniyle, 17 yaşında iken ailesi ile birlikte İngiltere’ye taşındılar.[4] İngiltere’de Sanat ve Grafik Tasarım alanında diploma aldı (Ealing Art College)..

Şarkıcı ve yorumcu

Freddie Mercury, geniş kitlelerce rock müziğin en büyük vokalistlerinden biri olarak kabul edilmiştir.Freddie Mercury çok özel bir sese sahipti. Normal konuşma sesi bariton aralığında olmasına karşın şarkı söylerkenki sesi tenor idi. Kaydedilmiş vokal aralığı yaklaşık 4 oktav idi (falsetto dahil). Vokal aralığa ilaveten Mercury teknik olarak zor şarkıları da çok güçlü bir sesle yorumlamıştır. Ancak, ses tellerindeki nodüllerden rahatsız olması nedeniyle (ameliyat olmayı reddetmiştir) pek çok konserinde yüksek notaları düşürmüştür. Mercury hiç formal vokal eğitimi almadığını söylemiştir.

Şarkı yazımı

Freddie Mercury, Queen’in “Greatest Hits” albümündeki 17 şarkının 10’unun yazarıdır. Bunlar arasında: “Killer Queen”, “Bohemian Rhapsody”, “Somebody to Love”, “We Are the Champions” ve “Don’t Stop Me Now” sayılabilir. 1980’lerde grubun dört üyesi de şarkı yazıyordu. Ancak Mercury’nin şarkılarında dikkati çeken en büyük özellik, rock, heavy metal ve disco gibi farklı tarzları kullanabilmesiydi. Popüler şarkı yazarlarının besteleriyle karşılaştırıldığında Freddie Mercury’nin eserlerinin müzikalite açısından kompleks olduğu görülmekteydi. Örneğin, “Bohemian Rhapsody” nin çevrimsiz bir yapısı vardır ve yaklaşık 60 akor içerir. Buna karşın, “Crazy Little Thing Called Love” şarkısında sadece birkaç akor vardır. Mercury oldukça karmaşık harmoniler yazmış olmasına rağmen, çok az nota bilgisi olduğunu söylemiştir.

Queen topluluğunun dört üyesi de şarkı yazarı olmasına rağmen, ilk albümlerinin yapımında Queen ile birlikte stüdyo çalışmalarına katılan yapımcı Gary Langan: “Freddie, diğerlerinin şarkı yazmalarına her zaman destek vermiştir. Oysa çalıştığım diğer gruplarda durum hiç de böyle değildi; belli bir kişi şarkı yazardı, başka yazan olursa da şarkısını kabul ettirmek için epeyce uğraşması gerekirdi.” demiştir. Mercury şarkılarının çoğunu piyanoda yazmış ve genellikle grup arkadaşları ve gitarist Brian May için teknik olarak zor notalar seçmiştir. Gitar yeteneği oldukça düşük seviyede olmasına karşın, gitar için de “Bohemain Rhapsody” de duyulanlar dahil olmak üzere pek çok melodi ve riff yazmıştır. “Crazy Little Thing Called Love” şarkısını da gitarda yazmıştır.

Solo çalışmaları

Queen ile yaptıkları çalışmalara ilaveten Mercury iki de solo albüm çıkarmıştır: “Mr. Bad Guy” (1985) ve “Barcelona” (1988). İlki daha çok pop ağırlıklı olup disko ve dans müziği tarzındadır. “Barcelona” ise Mercury’nin hayranı olduğu opera sanatçısı Montserrat Caballé ile birlikte kaydedilmiştir.

İngiltere’de albüm listelerinde 23 hafta kalmasına rağmen, Queen’in diğer albümlerine göre “Mr. Bad Guy” ın ticari anlamda pek de başarılı olmadığı söylenir. Buna karşın, 1993’te “Living On My Own”‘un bir remiksi (aynı albümden bir şarkı) İngiltere listelerinde birinci sıraya yükselmiş, 13 hafta listede kalmış ve Mercury’ye ölümünden sonra Ivor Novello Ödülünü kazandırmıştır. Müzik eleştirmeni David Prato, “Mr. Bad Guy”ı “baştan sona seçkin” olarak nitelemiş ve Mercury’nin “bilinmeyen bir bölgeye uzanarak saygın bir iş yaptığını” söylemiştir. Albümde ağırlıklı olarak sintisayzır kullanılmıştı ve bu durum önceki Queen albümlerinin karakterinden çok farklıydı.

“Barcelona”, opera şarkıcısı Montserrat Caballé ile kaydedilmiş olup pop müzik ile operanın elementlerini içeriyordu. Caballé, albümün, kendi kariyerindeki en büyük başarılarından biri olduğunu söylemiş ve Mercury için: “O sadece bir pop şarkıcısı değil, bir müzisyen idi, piyanonun başına geçer ve beste yapmaya başlardı. Farklı müzik stillerini bir araya getirmenin yeni bir yolunu keşfetmişti. O bu işi yapan ilk ve tek kişidir.” şeklinde konuşmuştur. Eylül 2006’da, İngiltere’de Freddie Mercury’nin 60. doğum günü şerefine, onun solo çalışmasını da içeren bir derleme albüm piyasaya çıkmıştır. Albüm İngiltere listelerine ilk 10’dan giriş yapmıştır.

Yıllar geçtikçe, Freddie Mercury’nin nadir bulunan solo albümleri daha da değer kazanmıştır. Örneğin, Barcelona albümündeki “Guide Me Home” şarkısının şu anki değeri yaklaşık £1,000 ($1,800) dır. Bir diğer değerli parça da, 1969’daki Beach Boys şarkısının 1973’teki tekrarı olan I Can Hear Music olup Larry Lurex sahne adı altında kaydedilmiştir. Yaygın bir şekilde korsanı yapılan bu eserin orijinali çok değerli bir koleksiyon parçasıdır.

Mercury, Michael Jackson ile, “There Must Be More To Life Than This” ve “State of Shock” gibi resmen yayımlanmayan birkaç şarkıda birlikte çalışmıştır. Mercury’nin, Michael Jackson ile birlikte kaydettiği “Victory” adlı parça henüz piyasaya çıkmamıştır. İkinci şarkı, 1984’de yayımlanan Victory albümünde olup, sonunda Mick Jagger ve The Jacksons tarafından okunmuştur. Mercury, aslında Thriller albümünde de görünecekti.
Kişisel yaşamı

Uzun yıllar boyunca Mary Austin adında çok yakın olduğu bir kız arkadaşı olmasına rağmen, Freddie Mercury seks yaşamı hakkında oldukça açıksözlü olmuştur. 70’li yılların sonunda verdiği bir röportajda gazeteciye: “Bir nergis kadar geyim canım” demiştir. 1970’lerin sonlarından itibaren Mercury’nin erkeklerle olan aşk maceraları başlamış ve Austin ile ilişkisi sonlanmıştır. Ancak ikili gene de yakın arkadaş olarak kalmış ve Mercury, Austin’i gerçek arkadaşı olarak tanımlamıştır. 1985’teki bir röportajda Mercury, Austin hakkında: “Bütün aşıklarım niye Austin’in yerini alamadıklarını soruyorlar. Çünkü bu imkânsız. Tek arkadaşım Mary ve ben başka birini istemiyorum. O benim yasal eşim. Bu benim için evlilik gibi. Birbirimize inanıyoruz ve bu bana yeter. Bir erkeğe, Mary’e aşık olduğum gibi olamazdım.” demiştir.

Mercury 1983’te Jim Hutton adında yeni bir aşık bulmuştur. Hutton, Mercury’nin yaşamının son altı yılında onunla birlikte olmuş, hastalığı sırasında ona bakmış ve öldüğünde de yatağının yanıbaşında olmuştur. Hutton’a göre, Mercury ondan kocası olarak bahsetmekteydi ve öldüğünde de Hutton’ın ona verdiği evlilik kurdelasını takıyordu.

Freddie Mercury’nin, uzun yıllar boyunca düzelttirmek istediği, göze çarpan dişlek bir çene yapısı vardı. Meslek yaşamının ilk yıllarında dişlerini düzelttirmek istediğini belirtmiş fakat vakit bulamadığından dolayı pişman olduğunu söylemiştir. Böyle bir ameliyatın sesine de zarar verebileceğinden korktuğunu da belirtmiştir. Gülümserken, dişlekliği görünmesin diye genellikle eliyle ağzını kapatırdı.

Cat Fancy dergisinin Ocak 2004 sayısındaki habere göre, Mercury kedileri çok severdi ve hatta hayatının bir döneminde 10 kadar kedisi vardı. Mercury’nin kişisel yardımcısı Peter Freestone, patronunun kedilere “en az insanlar kadar değer verdiğini” yazmıştır. Nitekim, Mr. Bad Guy albümü ve “Delilah” şarkısı kedilere ithaf edilmiştir. Mercury, video ve albüm kapaklarında bir kediyi canlandıran giysiler giymiştir.

Mercury, Pers kökenli olduğunu pek çok hayranından gizlemiş ve röportajlarda soykütüğünden nadiren bahsetmiştir. Çoğu kaynakta Freddie Mercury’nin Hint kökeninden geldiği belirtilse de, aslında kendisi İran’a Müslümanlık geldiği zaman Hindistan’a göç eden Zerdüşt’lerin soyundan gelmektedir. Pek çok arkadaşı, Mercury’nin etnik kökeninden utandığını ve uzun yıllar Hintli göçmenlere karşı şiddet ve ırkçı isyan hareketlerine sahne olmuş bir ülkede ırkçı bir tepkiden korktuğunu açıklamışlardır. Öte yandan gruptaki arkadaşı Roger Taylor, Mercury’nin etnik kökenini, sadece rock müzisyeni kimliğine uymadığı için geri plana ittiğini ileri sürmüştür.

Ölümü

Mercury’ye 1987 ilkbaharında AIDS teşhisi kondu. Oysa o yıl yayımlanan bir röportajında Mercury, test sonuçlarının negatif çıktığını söylemiş ve AIDS olduğunu inkar etmişti. İngiliz basını, bu inkarlara rağmen Mercury’nin sağlığı ile ilgili olarak yayılan dedikoduların peşini bırakmıyordu. Yaşamının son yıllarında, “These Are the Days of Our Lives” filmindeki sıska görünüşü de bu dedikoduların yayılmasını körüklüyor ve ciddi bir rahatsızlığı olduğunu belli ediyordu.

22 Kasım 1991’de Mercury, Queen’in menajeri Jim Beach’i Kensington’daki evine çağırdı ve bir basın açıklaması hazırladılar. Ertesi gün, aşağıdaki açıklama basına verildi:
“ Son iki hafta boyunca basında yapılan yoğun varsayımlar üzerine, testlerimin HIV pozitif çıktığını ve AIDS taşıdığımı onaylıyorum. Bu bilgiyi bugüne dek gizli tutmamın, yanımdakilerin mahremiyetini korumak adına doğru olacağını düşünmüştüm. Fakat artık, dostlarımın ve dünya çapındaki hayranlarımın gerçeği bilme vakti gelmiştir ve umarım herkes bu korkunç hastalıkla mücadelede doktorlarıma katılacaktır. Mahremiyetim benim için her zaman önemli olmuştur ve fazla röportaj vermememle ünlüyümdür. Bu tutumum bundan sonra da böyle devam edecektir, lütfen anlayışla karşılayın. ”

Freddie Mercury, bu açıklamadan 24 saat kadar sonra, evinde, yakın arkadaşlarının kollarında, 45 yaşında öldü. Resmi ölüm nedeni, AIDS’ten dolayı yakalandığı bronşiyal pnomöni idi. Yıllardır dinsel törenlere katılmamasına rağmen, cenaze töreni zoroastriyen bir papaz tarafından yönetildi. Kensal Green mezarlığında yakıldı. Küllerine ne olduğu bilinmemekle birlikte, Cenova Gölüne serpildiği, ailesine verildiği gibi çeşitli rivayetler vardır. Queen’in geride kalan üyeleri The Mercury Phoenix Trust’ı kurdular ve The Freddie Mercury Tribute Konseri düzenlediler. Şefine 500.000 £, kişisel yardımcısına 500.000 £, şöförüne 100.000 £, ve eşi Jim Hutton’a 500.000 £, eski yaşam boyu arkadaşı Mary Austin’e ise malikanesini bırakmıştır.

Etkilendikleri

Freddie Mercury’nin ailesi, onun çocukluğunda hep Hint müziği dinlerdi ve onun ilk etkilendiği kişi de bir Bollywood playback şarkıcısı olan Lata Mangeshkar idi. Record Collector dergisine göre, İngiltere’ye taşındıktan sonra, Mercury büyük bir Jimi Hendrix, The Beatles ve Led Zeppelin hayranı oldu. Hendrix için: “Jimi Hendrix çok önemlidir. O benim idolümdür. Sahndedeki duruşu ile bir rock yıldızı için tam bir örnek teşkil eder. Onu birisiyle karşılaştırmanıza imkân yoktur. Sihiriniz ya vardır ya da yoktur. Geliştirilecek bir şey değildir bu. Onun yerini kimse dolduramaz.” demiştir. Mercury’nin hayran olduğu bir diğer kişi de, şarkıcı ve oyuncu Liza Minnelli idi. 1975 yılında verdiği bir röportajda Minnelli için: “Liza’nın her tarafından yetenek akıyor. Üstün bir enerjiye ve güce sahip. Kendini dinleyicisine aktarması ise çok etkileyici. Ondan öğrenilecek çok şey var. şeklinde konuşmuştur.


(0%) (0%) (0%) (0%)
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum Yazınız

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*

Yandex.Metrica
Önceki yazıyı okuyun:
PİTİRİASIS ROZE

Pitiriasis roze nedir? Genellikle ilkbahar ve sonbaharda meydana gelen ve nispeten yaygın olan bir deri hastalığıdır.

Kapat