• Hastalıklar 04.12.2010 Toplam Okunma : 202 Yorum Yok

    Tüm online kadın giyim fırsatları için tıklayın !

    {lang: 'tr'}

    AIDS, bulaşıcı bir hastalıktır. Mikrobu HIV adı verilen virüstür. HIV, girdiği vücudun, mikroplara karşı koyma yeteneğini sağlayan bağışıklık sistemini etkileyip, giderek çökertir. Bunun sonucunda direnci azalan vücutta, HIV’in etkisi yanında, çeşitli mikroplar (bakteri, mantar, virüs, protozon) deri, solunum, sindirim, merkez sinir sistemi gibi muhtelif doku ve organlara yerleşip hastalıklar oluşturur. Ayrıca vücutta bazı kanserler gelişebilir. AIDS’in kesin tedavisi henüz bulunamamıştır. AZT, DDI, DDC gibi ilaçların yararlı olduğu bildirilmektedir. 

    Aids Hastalığı Belirtileri Tamamını Oku…

  • Bilim, Sağlık 04.12.2010 Toplam Okunma : 185 Yorum Yok

    Tüm online kadın giyim fırsatları için tıklayın !

    {lang: 'tr'}

    Fotoğraf makinesi objektiflerinde,katot tüplü ekranlarda ve optik elemanlar içeren herhangi görüntüleme sistemlerinde sistem elemanlarının fiziksel hatalarından ve yetersizliklerinden kaynaklanan görüntü bozulmalarıdır.

    Fotoğraf makineleri ve video kameralarda kullanılan çok sayıda mercekten oluşan objektiflerde; boyut, ağırlık, malzeme kalitesi vb. fiziksel sınırlamaların bir sonucu olarak ortaya çıkarlar. Bunlar: Dışbükey bozulma (İng: Barrel Distortion-Fıçı Bükülmesi) ve içbükey bozulma (İng: Pincushion Distortion-Yastık Bükülmesi) olarak tanımlanırlar ve açısal bozulmalar olarak adlandırılırlar. Tamamını Oku…

  • Hastalıklar 04.12.2010 Toplam Okunma : 252 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Abuli, iradenin azalması veya tamamen yok olmasıdır.

    Sık görülür bir bozukluk olan Abuli özellikle nevroz ve psikonevrozların seyri sırasında meydana çıkar. Ne yapmak gerektiğini bilip de bunu yapamamak hastalığın ayırıcı niteliğidir. Abuliye tutulmuş hastalar bir türlü eyleme geçemeden, düşünmekle, danışmakla oyalanır ve hiçbir sonuca varamazlar. Kararsızlıkların birçoğu önemsiz Abuli halleridir.

  • Hastalıklar 30.11.2010 Toplam Okunma : 161 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Prognoz bir hastalığın seyri hakkında tahmini ve iyileşme şansı olup olmadığı anlamında kullanılan tıbbi bir terimdir. Günümüz tıbbında doktorlar bir hastanın tedaviye nasıl cevap vereceğinin yöntemlerini araştırmaktadır. Belirtiler ve testler standart terapiler ile olumlu bir tedavi olduğunu gösterebilir. Benzer şekilde bazı belirtiler, sağlık faktörleri ve testler standart tedavi ile başarılı olunamadığını ve farklı bir tedavi planı gerektiğini gösterebilir.

  • Hastalıklar 30.11.2010 Toplam Okunma : 245 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Abuli, iradenin azalması veya tamamen yok olmasıdır.

    Sık görülür bir bozukluk olan Abuli özellikle nevroz ve psikonevrozların seyri sırasında meydana çıkar. Ne yapmak gerektiğini bilip de bunu yapamamak hastalığın ayırıcı niteliğidir. Abuliye tutulmuş hastalar bir türlü eyleme geçemeden, düşünmekle, danışmakla oyalanır ve hiçbir sonuca varamazlar. Kararsızlıkların birçoğu önemsiz Abuli halleridir.

  • Hastalıklar 29.11.2010 Toplam Okunma : 224 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Taşikardi kalbin atım sayısının artarak, normal değerlerin üzerine çıkması haline verilen ad. Kalbin hızı, bir dakika içindeki atım sayısıyla belirlenmektedir. Bu hızın normal değerleri, yaşa bağlı olarak değişmektedir. Yeni doğan bir çocuk için bu değerler 100 ile 140; yetişkinlerdeki normal değerlerse 60 ile 100 arasındadır. Kalbin atım sayısının 60′ın altında olmasına bradikardi, 100′ün üstünde atmasına ise taşikardi denilmektedir. Devamlı spor yapanlar için kalbin normal atım sayısının alt sınırı dakikada 50′ye kadar inebilir.

    Bir de çarpıntı (tıp dilindeki ismi palpitasyon) terimi vardır ki bunu taşikard terimiyle karıştırmamalıdır. Çarpıntı, kalp atışlarının hastanın kendisi tarafından hissedilmesi demektir. Tamamını Oku…

  • Hastalıklar 29.11.2010 Toplam Okunma : 175 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Hastanın işitme kaybını îzâh edecek organik bir sebep bulunamaz ise fonksiyonel işitme kaybı tâbirini kullanmak âdet olmuştur. İşitme olayı tamâmen psişik veya rûhî faktörlerle bozulmuş olup, işitme mekanizması normaldir. Emosyonel (rûhî, heyecana bağlı) huzursuzlukla meydana gelen sağırlıkla birlikte başka belirtiler de vardır. En önemlisi uykusuzluk ve kulak çınlamasıdır. İşitme derecesi hastanın o günkü rûhî durumuna göre devamlı değişir. Fonksiyonel işitme kaybı sâdece organik lezyonların olmamasına değinen testlerle kararlaştırılamaz. Rutin (sürekli uygulanan) kulak muâyenelerinin mutlaka yapılması lâzımdır. Fakat burada testlerin dâimâ birbirinin netîcesini doğrulaması şarttır.

  • Sağlık 29.11.2010 Toplam Okunma : 318 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Beyin yarımkürelerini ve beyinciği omuriliğe bağlayan bölüme beyin sapı denir. Varol köprüsü ve soğanilik gibi iki temel bölümden oluşan beyin sapı, iç organlar ile beyin arasındaki bağlarıtıyı sağladığından beynin çok önemli bir bölümüdür. Refleks hareketlerin, kalp atımlarının ve solunum hızının denetiminden beyin sapı sorumludur. Hem beyinden baş ve boyun kaslarına (örneğin çiğnemeyi, yutkunmayı ve konuşmayı sağlayan kaslar), hem de görme, işitme ve koklama duyularından beyne giden kafatası sinirleri de beyin sapından geçer.

    Bir yazıyı okurken gözlerimiz sözcüklerin üzerinde odaklanır ve beynimiz ne gördüğümüzü algılar. Göz kaslarımız sözcük sözcük, satır satır bütün sayfayı tarayacak biçimde gözlerimizi hareket ettirir. Daha önce gördüğümüz her sözcüğü tanırız ve belleğimiz o sözcüğün ne anlama geldiğini bize söyler. Sözcükleri tanıyan, eynin konuşma merkezidir. Sözcükleri yüksek sesle okuyacak olursak, konuşma merkezi her sözcüğün nasıl seslendirileceğini gırtlak ve dil kaslarımıza bildirir. Tamamını Oku…

  • Bilim, Sağlık 29.11.2010 Toplam Okunma : 206 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Toksikoloji yani zehir bilim, kimyasallar ile biyolojik sistem arasındaki etkileşimleri, zararlı sonuçları yönünden inceleyen bilim dalıdır. Ya da, kimyasalların zararsızlık limitlerini belirleyen bilim dalıdır.

    Toksikoloji üç ana alt dala sâhiptir: Bunlardan sanâyi toksikolojisi, hava ve sudaki kimyevî kirleticilerin zararlı etkilerini inceler. Bunun yanında çalışma ve ev ortamında mevcut olanları da konu alır. Ekonomik toksikoloji ise ilâçlarda, yiyeceklere ilâve edilen maddelerde, kozmetik, gübre ve veteriner ilâçlarındaki kimyevî maddelerle meşgul olur. Adlî toksikoloji de özellikle ölüm veya ciddî yaralanmayla sonuçlanan vak’aların tıbbî yönüyle meşgul olur. Tamamını Oku…

  • Bilim, Sağlık 23.11.2010 Toplam Okunma : 550 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Görüntünün, her iki gözün beyne ilettiği görüntü bilgilerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu oluştuğunu biliyoruz. Bu değerlendirmede, görüntüler aynı zamanda birbiriyle karşılaştırılır. Bunun olabilmesi için de, iki gözün optik eksenlerinin de, bakılan cisme doğru yöneltilmesi gerekir. Göz refleksi, normalde görüşü kendiliğinden cisim üzerine kilitler. Bu kilitlemeyi bazen bilinçli veya yarı-bilinçli olarak da yapabiliriz. Göz dalması, gözlerimizi çok uzaktaki bir noktaya bakıyormuş gibi yarı bilinçli olarak ayarlamamız sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Bu durumda, farkında olmadan baktığımız noktanın iki farklı ve ayrık görüntüsü oluşur. Görüntülerin ayrık olması nedeniyle de görüntü net değildir ve uzaklık belirsizdir.

    *Kaynak: Tübitak

  • Hastalıklar 23.11.2010 Toplam Okunma : 181 1 Yorum
    {lang: 'tr'}

    Vücuttaki lenf bezlerinin kötü huylu bir tümörü. 25-30 ve 60-70 yaşları arası en sık görüldüğü dönemlerdir. Erkeklerde daha sık görülen bu kanser çeşidi umûmiyetle boyundaki bezlerden başlar. Başlangıçta boyundaki şişlikten başka belirtisi yoktur. Daha sonra vücutta bütün lenf sistemine yayılarak belirtiler vermeye başlar. Ateş, kilo kaybı, gece terlemeleri ve şiddetli kaşıntı önemli belirtileridir. Boyundaki büyümüş olan bezeler, bir çuvala doldurulmuş cevizler gibi his verirler. Bezelerin bir tarafta sayıları daha fazladır.

    Hastalığı yapan habis hücrelerin karaciğer, dalak, kemikler ve diğer organlara yayılması ile kişide buralarla ilgili belirtiler başlar.Kesin teşhisi büyümüş bir lenf bezinin çıkarılıp, alınan kesitin mikroskopta incelenmesi ile konulur. Hastalığı yapan hücrenin çeşidine göre dört ayrı cinsi vardır. Tamamını Oku…

  • Hastalıklar 23.11.2010 Toplam Okunma : 150 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    İnsanın kanında Trypanozoma Gambiense ve Trypanozoma Rhodesiense türlerinin parazitlenmesiyle meydana gelen bir hastalık. Hastalığın yayılması ve bulaşması Tse-Tse sineği vâsıtasıyla olur. Akut ve müzmin olarak ilerleyebilir. Akut hâlde yüksek ateş, adenit, deride kırmızı döküntüler ve geçici ödemler olur; müzmin halde ise parazit beyne yerleştiğinden meningo-ensefalit, meningo-miyelit sonucu sinir dokusunun hücre yıkımıyla şuurunun kaybolması ve ilerleyen koma ile ölüm meydana gelir.

    Belirtileri: Uyku hastalığı düzensiz ateş, özellikle boyun arka hattındaki lenf bezlerinde şişme, deride kırmızı döküntüler ve ağrılı lokalize ödemle karakterizedir. Titreme, başağrısı, havâle geçirme gibi merkezî sinir sistemi belirtileri daha sonra gelişir ve koma ile ölüme götürür. Tamamını Oku…

  • Bilim, Hastalıklar 23.11.2010 Toplam Okunma : 201 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Kurşunun; hazım, solunum veya deri yoluyla vücuda girmesi sonucu ortaya çıkan bir zehirlenme çeşidi. Önceleri kullanılan yağlı boyalar, kurşun ihtivâ ettiğinden zehirlenmeler ortaya çıkabiliyordu. Bunun yanında kurşun veya bileşiğini kullanan endüstrilerdeki işçilerde kurşun zehirlenmesi görülebilir. Ayrıca, patlamalı motorlarda vurmayı önlemek için benzine tetra etil kurşun ilâve edilir. Ancak ekzoz gazı ile havaya geçen kurşun, günümüzde düşük seviyede olup, zehirlenmeye sebeb olmayacağı tahmin edilmektedir.

    Vücuda günde yaklaşık 0,3 miligram kurşun girer. Bunun % 10 kadarı barsakta emilir. Bir küçük bölümü kana girerse de idrar ve ter ile birlikte dışarıya atılır. Eğer alınan kurşun, günde 0,6 miligramı geçerse, vücud bunun hepsini dışarı atamaz ve birikme başlar. Tamamını Oku…

  • Çoçuklar Hakkında, Diyet, Sağlık 23.11.2010 Toplam Okunma : 160 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Sağlıklı beslenme alışkanlıkları çocukluk yaşlarda kazandırılırsa tüm yaşam boyunca devam eder. Çocuğunuzun yeterli beslenmesi ve bunu benimseyip alışkanlık haline getirmesi için aşağıdaki önerilere kulak vermenizi öneririm:

    *”Ağaç yaşken eğilir.” Çocuğunuzu küçük yaşlardan itibaren bilinçli beslenmeye alıştırın.

    *Öğün aralarında abur cuburla karnını doyurmasına izin vermeyin. Meyve yoğurt veya tereyağlı, reçelli ekmek yedirin. Tamamını Oku…

  • Hastalıklar 23.11.2010 Toplam Okunma : 137 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Hipofiz ön lobundan salgılanan büyüme hormonunun aşırı salgılanması sonucu doku ve organların aşırı gelişmesi. Devlik hastalığı. Hipofiz ön lob hücrelerinin büyüme hormonunu aşırı salgılaması, hipotalamustan aşırı uyarı verilmesinden veya hipofiz hücrelerinde hormon yapan bir tümör (ur) gelişmesinden olabilir. Büyüme hormonu salgısının artması büluğ çağından evvel, yâni kemik gelişimi tamamlanmadan olursa, hastada en büyük belirti olarak vücûdun hızlı ve aşırı bir şekilde irileşmesi görülür. Böylece iki, iki buçuk metreye kadar büyüyebilen, elleri ve ayakları aşırı büyümüş dev insanlar ortaya çıkar. Bu hastaların hipofiz hormonları arasında denge kurulması halinde vücut kısımlarının birbirlerine oranları korunabilir; ancak bu ihtimal fazla değildir. İlk başlarda uygun oranlarda bir büyüme gösteren vücut kısımlarının arasındaki oran daha sonra bozulur. Tamamını Oku…

Sponsor:

Üye Paneli:




  • Kayıt Ol
Toplam : 3912345102030...Son »