'Sağlık' kategorisi için arşiv

Gut

Cumartesi, 24 Şubat 2007

Gut ya da damla hastalığı, genellikle aşırı beslenme ve içki sonucu ayak başparmağının iltihaplanması sanılır. Oysa nedenleri çok daha karmaşıktır ve tedavi edilmezse kemik ve böbreklerde ciddi bozukluklara yol açabilir. Gut (damla) hastalığı, dokulardaki sıvıda aşırı miktarda ürik asit birikmesi yüzünden oluşur. Bazı besinlerin bedende parçalanmasıyla ortaya çıkan ürik asit, aynı zamanda doku hücrelerinin doğal yıkım ürünü olduğundan, bedende her zaman vardır. Ama bağırsak ve böbrekler tarafından atıldığından düzeyi hep aynı kalır. Gut hastalarında ise ürik asidin ya oluşumu artmış ya da bedenden atılması azalmıştır. (devamı…)

Disk kayması

Cumartesi, 24 Şubat 2007

Disk kayması ağrıya yol açabilir ve zamanla normal hareketi kısıtlar. Ancak, vakaların büyük bir bölümü, zamanla tam olarak iyileşir. Sırt ve bel sorunları, ağrılı rahatsızlıkların en sık rastlanan nedenlerindendir. Sırt ağrısının birçok nedeni vardır; disk kayması bunlardan yalnızca biridir. Aslında, birçok sırt ağrısı vakasında ağrı kendiliğinden geçer. Tıbbi tedavi, ancak ağrı yineliyorsa ve çok şiddetliyse uygulanır. (devamı…)

Çekiçparmak

Cumartesi, 24 Şubat 2007

Çekiçparmak, ayak ve el parmaklarında rastlanan ağrılı bir rahatsızlıktır. Basit önlemlerle rahatlatılabilir ve gerekirse ameliyatla düzeltilir. Elde çekiçparmak, parmak ucunun hasar görmesi sonucu oluşur. Tedavi edilmezse, biçim bozukluğunun yanı sıra, elin işlevlerini de aksatır. Elde çekiçparmak, bir parmağın ucunun bükük kaldığı durumdur. Daha çok gençler, işçiler ve sporcular gibi, kaza olasılığının daha yüksek olduğu, hareketli insanlarda görülür. (devamı…)

Divertikül iltihabı

Cumartesi, 24 Şubat 2007

80 yaşı aşkın nüfusun yüzde 50’sinden fazlasının kalınbağırsağında, divertikül adlı cepleşmeler görülür. Normalde pek sorun yaratmayan bu cepler, iltihaplandıklarında rahatsızlıklara yol açar. Divertikül iltihabı (divertikülit) kalınbağırsaklarda sık görülen bir hastalıktır. (devamı…)

Bağırsak tıkanması

Cumartesi, 24 Şubat 2007

Bağırsak tıkanması, ciddi bir rahatsızlık olmasına karşılık, zamanında ameliyat edilerek hasta için tehlike en aza indirilebilir. Bağırsak kaslarının dalgalı kasılmalarıyla, yenilen maddeler mideden makata geçer. Kasılmalar 24 saat sürer ama yemeklerden sonra şiddetlenir. Çoğumuz yemekle çok miktarda hava yutarız. Bu havanın bağırsaklardaki hareketi kolayca fark edilir. “Karın gurultusu” diye söz ettiğimiz bu duruma doktorlar, “bağırsak sesi” adını verirler. Bağırsak sıvılarının normal akışını engelleyen herhangi bir şey, bir süre (saatler, günler, hatta aylar) sonra sorun çıkarır. Belirtiler görülmeden önce geçen zaman, tıkanmanın yerine, derecesine ve oluşma zamanına bağlıdır. (devamı…)

Bağırsak iltihabı

Cumartesi, 24 Şubat 2007

Bağırsak iltihabı (enterit), her yaşta karşılaşılan bir sorundur. Yaz ishallerinden, dizanteri ve tifo gibi ciddi enfeksiyonlara kadar çeşitli durumlarda bağırsak iltihabı söz konusudur. “Bağırsak iltihabı”, belirli bir hastalığın adı değildir. Bulaşıcı olan ya da olmayan birçok hastalıkta görülen, bağırsaktaki herhangi bir iltihaplanmayı ya da tahrişi tanımlamak için kullanılır. Bebeklerde ve küçük çocuklarda, daha fazla görülür. Ayrıca çocukları, doğal savunma mekanizmaları erişkinlerinki kadar iyi olmadığı için daha ciddi biçimde etkiler. (devamı…)

Guatr

Cumartesi, 24 Şubat 2007

Guatr, boyunda bulunan trioit bezinin şişmesidir ama genellikle kolayca tedavi edilebilir. Guatr, sık karşılaşılan ve genellikle tehlikeli olmayan bir rahatsızlıktır. Tiroit bezinin büyümesidir. Büyüyen trioit bezinin etkinliğinde, bazen artma, bazen azalma olur. Guatr ve tiroit bezi ile ilgili hastalıklara kadınlarda daha sık rastlanılır. Bazı guatrlar ise, trioit hastalıklarından kaynaklanmazlar, nedenleri bilinmediğinden bunlara, “basit guatrlar” denir. (devamı…)

Gırtlak hastalıkları

Cumartesi, 24 Şubat 2007

Gırtlak, sesin oluşturulduğu organdır; bu nedenle hastalandığnıda konuşma da etkilenir. Tedavide erken davranılırsa bütün rahatsızlıkları iyileştirilebilir.

Gırtlakta (larenks), titreşerek konuşmayı üreten ses telleri bulunur. Bu nedenle gırtlak, çok duyarlı bir organdır; ama daha az karmaşık bir görevi daha vardır, akciğerlere girişi denetleyen bir kapak işlevini de yüklenmiştir. Yediğimiz ya da içtiğimiz zaman gırtlak kapanır, besinlerle sıvıların yemek borusundan aşağı, mideye inmelerini sağlar. Soluk alıp verdiğimiz zamansa doğal olarak açılır. (devamı…)

Osteoartrit

Cumartesi, 24 Şubat 2007

Çoğu insan ağrıyan eklemlerini, yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak kabul eder. Oysa asıl neden osteoartrit olabilir. İlaçlarla ağrı yok edilebilir, ağır durumlarda ise cerrahi girişim çok iyi sonuç vermektedir. Osteoartrit, en yaygın artrit (eklem iltihabı) çeşitlerinden biridir. Aslında 50 yaşın üstündeki insanların aşağı yukarı yarısında, bu hastalığın farklı derecelerde belirtileri görülmektedir. Ancak hastalık otuzlu ve kırklı yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. Osteoartritin bedendeki bütün eklemleri etkileyebilmesine karşılık, bazı eklemler hastalığa özel yatkınlık göstermektedir. Bu eklemler kalça, dizler, omur eklemleri ile boyun ve ellerdeki eklemlerdir. Eklemlerde hareket kısıtlaması yaparak sakatlıkla sonuçlanabilen hastalığın tedavisi, aspirin ve öteki ağrı kesicilerdir. Ancak ağır vakalarda eklem değiştirilebilir. (devamı…)

Miyasteni gravis

Cumartesi, 24 Şubat 2007

Miyasteni gravis, ender görülen bir hastalıktır. Kasları hareket ettiren sinir uyarılarının iletilmesindeki aksaklık nedeniyle ortaya çıkan bir kas zayıflığıdır. Miyasteni gravis adı verilen ve oldukça ender rastlanılan bu hastalığı anlamak için önce sinir uyarılarının (mesajlarının) kaslara nasıl iletildiğinin bilinmesi gerekir. Normalde beyinden gelen elektriksel uyarı sinir boyunca ilerleyerek sinir ucundaki birleşme yerine (sinaps) gelir. Bu uyarıyla buradan kimyasal bir madde (asetilkolin) salgılanır. Bu madde sinir ucuyla kas arasındaki kısa aralığı geçerek kas üzerindeki alıcılara ulaşır. Alıcı asetilkolinle dolunca kas kasılır ve asetilkolin alıcıda kaldıkça kas kasılı durumda kalır. Kasın gevşemesi için asetilkolini etkisiz hale getiren bir enzimin salgılanması gerekir. Bazı doktorlar, hastalığın nedeninin, asetilkolin alıcılarına karşı oluşmuş bir antikor olduğunu düşünmektedirler. Böylece kasların hareketini sağlayan asetilkolin alıcılarının sayısının azaldığı sanılmaktadır. (devamı…)