• Astroloji 22.01.2007

    Bugün kullanılan tıbbi tedavi yöntemlerinin yanısıra insanlar, birçok sebeplerden dolayı, (örneÄŸin farmakolojinin aşırılığı), hastalıklarının tedavisi için halk tıbbından da yararlanma arayışlarına girmiÅŸlerdir. Bunların içinde özellikle elle tedavi (manual therapy) ve biyoenerji ile tedavi yöntemi, en doÄŸal ve etkili olanıdır.20. yüzyılın başında Sovyetler BirliÄŸinde, V.İ. Behterev ve diÄŸer bazı bilim adamları, insanın bir biyoenerji alanına sahip olduÄŸunu farketmiÅŸler, bu konuda araÅŸtırmalar yaparak birçok kitap ve makaleler yazmışlardır. BaÅŸlangıçta baÅŸarıyla sürdürülen bütün bu çalışmalar, bir süre sonra “Marksizm-Leninizm’e uygun olmadığı için” yasaklanmış ve açılan fakülteler kapatılmıştır. Dolayısıyla uzun bir zaman biyoenerji ile ilgili hiçbir bilimsel araÅŸtırma yapılmamıştır. Hatta basında çıkan biyolojik alan ve baÄŸlantılı olaylarla ilgili makaleler de alay konusu olmuÅŸtur.

    Bugün ise, bilim adamları ve kamuoyu artık biyolojik alanın varlığını kabul etmektedir. Parapsikoloji ve biyoenerji konularıyla ilgili çalışmalar dünyanın her tarafında yapılmakta ve sonuçları insanların yararına sunulmaktadır. Çok eski doÄŸu kültürlerinde halk doktorları, insan vücudunda “Çİ” adı verilen bir enerjinin varlığını keÅŸfetmiÅŸlerdir. Bir yaÅŸam enerjisi olan “Çİ” nin açıklanması zordur. Çjen-tsü terapisi uzmanlara göre “Çİ”, tüm vücut enerjisinin, birleÅŸik fonksiyonudur. Bu enerji alanında sinir merkezleriyle ilgili enerji dağıtım merkezleri de bulunur ki, bunlara “çakra” adı verilir. Bu çakralar bel kemiÄŸi boyunca sıralanmıştır. Bugün belkemiÄŸi boyunca yerleÅŸik enerji merkezlerindeki (çakralardaki) enerji sirkülasyonunu engelleyen patolojik bozukluklar giderilebilmektedir.

    Doğu ve batı parapsikoloji ekollerinde yer alan ve insandaki biyolojik alan ve onun düzeltilmesi konusunda yapılan çalışmalara gelince.

    Günümüzde olağanüstü parapsikolojik olayları (elle tedavi dahil) açıklayabilen, sonuçlanmış tek bir bilimsel çalışma yoktur. Bugün dünyada yüzden fazla üniversite kürsüsünde bu olayın araştırması yapılmaktadır. Modern bilimde ana araştırma dalları şunlardır: Elektromanyetik, jeofizik ve psikofizik modelleri, elektronik ve rastlantısal süreçler ile ilgili düşünceler, değişim modelleri, kuantum mekaniği ve holistik modeller.

    Öte yandan doÄŸuya baktığımızda durum farklıdır. Eski yoga felsefesinde ve Çin tıbbında biyoenerjinin önemi büyüktür. M.Ö.1000 yıllarında makrokozmos (evren) ve mikrokozmosun (insan, organizma), ilke olarak, tek bir ÅŸemaya göre yaratıldığına iliÅŸkin düşünceler vardır. Bu sistemin ana hatlarını 5 temel unsur oluÅŸturmaktadır. Bu unsurlar ateÅŸ, su, toprak, aÄŸaç ve metaldir. Bunlar olmadan yaÅŸam mümkün olmaz. Makro ve mikrokozmosun aktif faaliyetleri sonucu iki güç ortaya çıkmaktadır. Bu güçlerden biri erkek güç “YANG” ve diÄŸeri diÅŸi güç “YİN” dir. Bu iki gücün birleÅŸimi dev bir yaratıcılık etkisi (impuls) doÄŸurmuÅŸ ve sonuçta dünyanın ve varlıkların temelini oluÅŸturmuÅŸtur.Yapısal birlik, evrensel cevher “Çİ” aracıyla gerçekleÅŸmektedir. “Çİ”, bir enerji, “yaÅŸam enerjisi” olarak izah edilebilir. Ve “Çİ” yi tek bir tanımla anlatmak mümkün deÄŸildir.

    Hint terminolojisinde “Çİ” nin karşılığı, “PRANA” dır. Teozofi ve antropozofide ise sema veya “semavi cisim”dir. A.İ Kobzev “Çİ” yi şöyle tanımlıyor: “Çİ” genel, dinamik, ruhsal ve maddi cevherdir. Bu tanım “Çİ” nin enerjik özelliklerini ortaya koymakta ve doÄŸudaki biyoenerji kavramının anlaşılmasında büyük rol oynamaktadır. “Çİ” nin bu enerjik özellikleri, tüm Çin tıbbının ana temelini oluÅŸturmaktadır.

    “Çİ” gücünün yanında eski Çinliler dünyanın yaratılmasıyla ilgili bir ilke daha ortaya çıkardılar. İkilik ilkesi. Bu, ikincil bir ilkedir ve dünyanın oluÅŸumunun anlaşılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Åžematik olarak:


    “Çİ” ……………..enerji-ÅŸekil
    DAO
    “YİN-YANG” ……. sema-toprak


    Görüldüğü gibi, varlığın üst düzeylerinde ikilik yasası geçerlidir. “Enerji-ÅŸekil” varlıkların durumunu gösteriyor. “YİN-YANG” ise ÅŸekilsiz enerjik durumlardan ortaya çıkan global, yasal baÄŸları temsil eder. “YİN-YANG” burada gerçek, doÄŸal, harikulade olan olaylardır ve yaÅŸamı baÄŸlayıcı doÄŸa yasalarına uygundur. Bu ikiliÄŸin her parçası birbirine geçmekte, birbirini koÅŸullandırmakta, ayrı olamamakta, böylece karşıtlar arasındaki birlik ve savaÅŸ oluÅŸmaktadır. Teklik ve ikilik ilkelerine göre dünyanın oluÅŸumunun tablosu da ortaya çıkıyor. İnsan da bu tabloda yerini almıştır. YaÅŸam enerjisi “Çİ” organizmada engelsiz dolaşır. Bu hareket çok düzenli ve dengelidir. “Çİ” nin hareketindeki deÄŸiÅŸiklikler ise hastalık belirtisidir. Demek ki “Çİ” organizmadaki tüm süreç ve fonksiyonların dış çevre ile birbirini etkilemesinin baÅŸlıca belirleyicisidir. İnsan vücudundaki yaÅŸam enerjisi “Çİ” nin gerçek adı, “KKKÇİ” dir. Bu enerji nefes ve gıdanın bir toplamıdır. Bundan dolayı Hindistandaki yogiler ve Çinliler “Çİ” toplamak için, nefes egzersizlerine çok önem verirler. “Çİ” vücuttaki tüm süreçleri hızlandırabilir.ÖrneÄŸin bağırsak tembelliÄŸini “Çİ” enerjisini toplayarak düzeltebilirsiniz.

    Bu arada birçok kitapta “meridyen” terimini de görebilirsiniz. Bizim için meridyen, “Çİ” enerjisinin vücuttaki geçiÅŸ yollarıdır. Bu, ana meridyende oluÅŸan bir komünikasyon sistemidir. İnsan vücudundaki her ana meridyen 12 organdan biri tarafından yönetilmektedir. Bunlar akciÄŸer, kalın bağırsak, mide, dalak, kalp, ince bağırsak, idrar torbası, böbrek, perikard, safra kesesi ve karaciÄŸer meridyenleridir.

    Ekleyen: admin @ 01:29


    (0%) (0%) (0%) (0%)
  • Yorum Gönder

Sponsor:

Üye Paneli:




  • Kayıt Ol