• Bilim 30.11.2010 Toplam Okunma : 348 Yorum Yok

    Tüm online kadın giyim fırsatları için tıklayın !

    {lang: 'tr'}

    Piktogram ya da piktograf bir eşyayı, bir objeyi, bir yeri, bir işleyişi, bir kavramı resmetme yoluyla temsil eden semboldür. Bu sembollere dayalı yazı sistemine “piktografi” denir. Piktografi; temsili ve grafiksel çizimler şeklinde kullanılan bir anlatım biçimidir. Bir başka deyişle, anlamlı işaretleri esas alan yazı sistemlerindeki işaretler olarak açıklanabilir. Piktografi temelde çivi yazısı gibi biraz uzam olan ve fonotik harfler veya belirleyici uyaklar kullanılarak oluşturulan bir sistemdir. Çivi yazısında ve hiyeroglifik yazılarda piktogramlar bulunur. Örneğin; Hitit ve Urartu yazı sistemleri piktografiktir.

    Erken yazılı semboller, resim-yazıları ve ideogramları temel almıştır. Bunlar M.Ö. 5000 civarlarında antik Çin kültüründe kullanılmıştır ve M.Ö. 2000 yılı civarında logografik yazım sistemi olarak geliştirilmeye başlanmıştır. Piktograflar günümüzde halen Afrika’daki, Amerika Kıtasındaki ve Okyanusya’daki gelişmemiş toplumlarda, yazılı iletişimde ana araç olarak kullanılmaktadır. Tamamını Oku…

  • Hastalıklar 30.11.2010 Toplam Okunma : 165 Yorum Yok

    Tüm online kadın giyim fırsatları için tıklayın !

    {lang: 'tr'}

    Prognoz bir hastalığın seyri hakkında tahmini ve iyileşme şansı olup olmadığı anlamında kullanılan tıbbi bir terimdir. Günümüz tıbbında doktorlar bir hastanın tedaviye nasıl cevap vereceğinin yöntemlerini araştırmaktadır. Belirtiler ve testler standart terapiler ile olumlu bir tedavi olduğunu gösterebilir. Benzer şekilde bazı belirtiler, sağlık faktörleri ve testler standart tedavi ile başarılı olunamadığını ve farklı bir tedavi planı gerektiğini gösterebilir.

  • Bilim 30.11.2010 Toplam Okunma : 168 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Acre (akr), Birleşik Krallık, Kanada ve ABD’de kullanılan arazi ölçüsü birimi. 4.047 m²’ye (0.4047 hektar) eşittir.

    Tarla anlamındaki Latince ager sözcüğünden gelen acre, toprağı sürmek için gerekli öküz sayısına ya da ekim için kullanılacak tohum miktarına dayanan ilkel ölçme tekniklerinden doğmuştur. Başlangıçta, yaklaşık 201 m boyunda ve 20 m eninde bir arazi şeridi olarak tanımlanan Anglosakson akrı sonradan 4,047 m² değerinde bir arazi ölçüsü olarak kullanılır oldu. İskoçya, İrlanda ve Cheshire’da kullanılan akrların değeri anglosakson akrından daha büyüktür.

  • Hastalıklar 30.11.2010 Toplam Okunma : 251 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Abuli, iradenin azalması veya tamamen yok olmasıdır.

    Sık görülür bir bozukluk olan Abuli özellikle nevroz ve psikonevrozların seyri sırasında meydana çıkar. Ne yapmak gerektiğini bilip de bunu yapamamak hastalığın ayırıcı niteliğidir. Abuliye tutulmuş hastalar bir türlü eyleme geçemeden, düşünmekle, danışmakla oyalanır ve hiçbir sonuca varamazlar. Kararsızlıkların birçoğu önemsiz Abuli halleridir.

  • Bilim 29.11.2010 Toplam Okunma : 189 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    * Piramit’in içine bırakılmış su, 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir.

    * Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildiği konusunda kesin olmayan farklı varsayımlar bulunmaktadır.

    * Piramit, kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir. (doğduğu ve tahta çıktığı günler)

    * Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.

    * Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır.

    * Kirletilmiş suyu, birkaç gün Piramit’in içine bırakırsanız; suyu arıtılmış olarak bulursunuz.

    * Piramit’in içerisinde süt, birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir. Tamamını Oku…

  • Hastalıklar 29.11.2010 Toplam Okunma : 229 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Taşikardi kalbin atım sayısının artarak, normal değerlerin üzerine çıkması haline verilen ad. Kalbin hızı, bir dakika içindeki atım sayısıyla belirlenmektedir. Bu hızın normal değerleri, yaşa bağlı olarak değişmektedir. Yeni doğan bir çocuk için bu değerler 100 ile 140; yetişkinlerdeki normal değerlerse 60 ile 100 arasındadır. Kalbin atım sayısının 60′ın altında olmasına bradikardi, 100′ün üstünde atmasına ise taşikardi denilmektedir. Devamlı spor yapanlar için kalbin normal atım sayısının alt sınırı dakikada 50′ye kadar inebilir.

    Bir de çarpıntı (tıp dilindeki ismi palpitasyon) terimi vardır ki bunu taşikard terimiyle karıştırmamalıdır. Çarpıntı, kalp atışlarının hastanın kendisi tarafından hissedilmesi demektir. Tamamını Oku…

  • Bilim, Genel Kültür 29.11.2010 Toplam Okunma : 165 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Dalga, bir fizik terimi olarak, uzay veya uzayzamanda yayılan ve sıklıkla enerjinin taşınmasına yol açan titreşime verilen isimdir. Bununla birlikte günlük dilde farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Ayrıca denizlerde oluşan bir su vuruntusudur.Dalgalar bir yerden başka bir yere uzanırlar. Titreşimleri, periyodik (bir kemandaki nota sesi gibi) olabileceği gibi , periyodik olmayadabilir (bir patlama sesi gibi.) Bütün dalgalar şu özelliklere sahiptirler:

    * Salınımın şiddeti genliktir.
    * Salınım ne kadar sıklıkla olduğu frekanstır.
    * Dalganın maksimumları arasında gittiği mesafe dalga boyudur. Tamamını Oku…

  • Bilim, Genel Kültür 29.11.2010 Toplam Okunma : 201 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Okyanusların ve kutupların dışında her yerde yaşarlar. 250.000’den fazla türü vardır. Çoğu kara hayvanıdır. Boyları 1 mm ile 15 cm arasında değişir. Çeşitli renkte olabilirler. Çeşitli anten tipleri vardır. En belirgin özellikleri “elitra” denen üst kanatlarının, zarlı ve az damarlı olan alt kanatlarını deri birer kapak gibi örtmeleridir. Uçma esnâsında üst kanatlar yukarı kalkarak alt kanatlarla uçarlar. Böcek uçmadığı zamanlarda zarımsı olan arka kanatları tamâmen örterler. Elitraları küçülmüş veya tamâmen kaybolmuş türlere de rastlanır. Suda, karada, bitki veya toprak içinde yaşarlar. Ağız parçaları çiğneyici tipte olup, canlı veya ölü bitkisel ve hayvansal besinlerle beslenirler. Gelişmelerinde tam başkalaşım vardır. Larvaları yırtıcı, leşçi, gübreci olabilir. Çoğu, yılda dört döl verir. Birkaç yılda bir döl verenleri de vardır. İnsanların kumaş ve yiyeceklerine zararlı çeşitleri vardır. Geyik böceği, kürk böceği, uğurböceği, ateşböceği, buğday böceği, pislik böceği, mercimek böceği hep bu takımın tanınmış türleridir.

  • Genel Kültür, Teknoloji 29.11.2010 Toplam Okunma : 274 1 Yorum
    {lang: 'tr'}

    31 Ekim 1919′da düşmana ilk kurşunu atan Sütçü İmam, Kahramanmaraş’ta Kurtuluş hareketini başlatmıştır. Geçimini temin etmek için süt sattığından adı Sütçü İmam olarak anılmaktadır.

    Mondros Mütarekesi taksim projesine göre; Antep, Maraş ve Çukurova bölgesi Fransız işgal bölgesi olarak taksim edilmişti. 2 Şubat 1919′da çoğunluğu Hintli askerlerden oluşan İngiliz askerleri Maraş’ı işgal etmişler ve şimdiki Ticaret Lisesinin yanındaki kışlaya yerleşmişlerdir. 29 Ekim 1919 tarihine kadar bu bölgede kalan İngiliz askerleri, Ermenilerin sürekli başvuruları ve bu yöndeki girişimleri sonucu Fransız askerleri ile yer değiştirmişlerdir. Maraş halkının, bu yer değiştirmeye mani olmak için yaptığı başvurular ise, o sırada Osmanlı hükümetinin zayıf oluşu ve yöneticilerin ilgisizliği nedeni ile başarılı olamamıştır. Tamamını Oku…

  • Bilim 29.11.2010 Toplam Okunma : 180 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Aritmetik Mantık Birimi (AMB) aritmetik ve mantık işlemlerini gerçekleştiren bir dijital devredir. AMB en basit işlemi gerçekleştiren mikro denetleyiciden, en karmaşık mikroişlemciye sahip bir bilgisayara kadar tüm işlemcilerin yapıtaşıdır. Modern bilgisayarların içinde bulunan mikroişlemcilerin ve ekran kartlarının içinde çok karışık ve güçlü AMB’ler bulunmaktadır. AMB kavramına ilk olarak 1945 yılında matematikçi John von Neumann EDVAC adlı yeni bir bilgisayar üzerine bulgularını anlatan raporunda değinmiştir.
    Ön Gelişim
    1946 yılında, Von Neumann ve meslektaşları Princeton Institute of Advanced Studies (IAS) için bir bilgisayar tasarlamaktaydı. Tamamını Oku…

  • Genel Kültür, Teknoloji 29.11.2010 Toplam Okunma : 186 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    William Henry “Bill” Gates III, ya da daha çok bilinen adıyla Bill Gates, 28 Ekim 1955 Seattle doğumlu ABD’li iş adamıdır. Evli ve üç çocuk babasıdır.

    Gates, Microsoft şirketinin kurucularındandır ve şirketin başkanlığını ve baş yazılım mimarlığını yapmaktadır. Forbes dergisine göre 2009′de Gates dünyanın en zengin kişisiydi. (US$60.0 milyar)
    Amerikalı girişimci Gates iki kişilik şirketini (Microsoft) başta gelen bir yazılım şirketine dönüştürdü. Gates 20. yüzyılın son döneminde en başarılı şirket patronlarından biri oldu. Seattle/Washington’da avukat bir babayla öğretmen bir annenin oğlu olarak dünyaya gelen Gates, henüz oniki yaşındayken özel bir okulda ilk informatik (bilişim) kurslarına gitti. Okul arkadaşı Paul Allen ile birlikte boş zamanlarını çoğunlukla bilgisayar yazılımları üzerinde çalışarak geçiriyordu. Tamamını Oku…

  • Turizm ve Tatil 29.11.2010 Toplam Okunma : 170 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Emirgân Korusu, İstanbul’da Sarıyer ilçesi’nde yer alan bir korudur. İstanbul Boğazı kıyılarında, Emirgân-İstinye semtleri arasında yer alır. İstanbul Boğazı kıyısında, 47.2 hektarlık bir alanda sırtlar ve yamaçlar üstüne yayılmıştır. Çevresi yüksek duvarlarla kuşatılmış durumdadır.

    Koru, 17. yüzyılda Osmanlı padişahı IV. Murad tarafından İranlı Emir Güne Han’a armağan edilmiştir. Daha önce Feridun Bahçeleri olarak anılan bölge bundan sonra Emirgân Korusu olarak anılmaya başlanmıştır. Yüzyıllar boyunca pek çok kez el değiştirmiş, 19. yüzyılda Osmanlı Padişahı Abdülaziz tarafından Mısır Hıdivi İsmail Paşa’ya verilmiştir. 1871-1878 yılları arasında koru içinde 3 köşk yaptırılmıştır. Tamamını Oku…

  • Hastalıklar 29.11.2010 Toplam Okunma : 180 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Hastanın işitme kaybını îzâh edecek organik bir sebep bulunamaz ise fonksiyonel işitme kaybı tâbirini kullanmak âdet olmuştur. İşitme olayı tamâmen psişik veya rûhî faktörlerle bozulmuş olup, işitme mekanizması normaldir. Emosyonel (rûhî, heyecana bağlı) huzursuzlukla meydana gelen sağırlıkla birlikte başka belirtiler de vardır. En önemlisi uykusuzluk ve kulak çınlamasıdır. İşitme derecesi hastanın o günkü rûhî durumuna göre devamlı değişir. Fonksiyonel işitme kaybı sâdece organik lezyonların olmamasına değinen testlerle kararlaştırılamaz. Rutin (sürekli uygulanan) kulak muâyenelerinin mutlaka yapılması lâzımdır. Fakat burada testlerin dâimâ birbirinin netîcesini doğrulaması şarttır.

  • Sağlık 29.11.2010 Toplam Okunma : 323 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Beyin yarımkürelerini ve beyinciği omuriliğe bağlayan bölüme beyin sapı denir. Varol köprüsü ve soğanilik gibi iki temel bölümden oluşan beyin sapı, iç organlar ile beyin arasındaki bağlarıtıyı sağladığından beynin çok önemli bir bölümüdür. Refleks hareketlerin, kalp atımlarının ve solunum hızının denetiminden beyin sapı sorumludur. Hem beyinden baş ve boyun kaslarına (örneğin çiğnemeyi, yutkunmayı ve konuşmayı sağlayan kaslar), hem de görme, işitme ve koklama duyularından beyne giden kafatası sinirleri de beyin sapından geçer.

    Bir yazıyı okurken gözlerimiz sözcüklerin üzerinde odaklanır ve beynimiz ne gördüğümüzü algılar. Göz kaslarımız sözcük sözcük, satır satır bütün sayfayı tarayacak biçimde gözlerimizi hareket ettirir. Daha önce gördüğümüz her sözcüğü tanırız ve belleğimiz o sözcüğün ne anlama geldiğini bize söyler. Sözcükleri tanıyan, eynin konuşma merkezidir. Sözcükleri yüksek sesle okuyacak olursak, konuşma merkezi her sözcüğün nasıl seslendirileceğini gırtlak ve dil kaslarımıza bildirir. Tamamını Oku…

  • Bilim 29.11.2010 Toplam Okunma : 163 Yorum Yok
    {lang: 'tr'}

    Örümceğimsigiller sınıfının keneler (Acarina) takımından küçük bir eklembacaklı. Büyüteçle ancak görülebilir. Beyaz vücûdunun sırt bölgesinde, sivri uçlu dikenler bulunur. Dişisi, insanların üst derilerinde bir cm uzunluğunda galeriler açar ve burada yumurtlar. Uyuz hastalığına sebep olur. Bu hastalıkta dayanılmaz kaşıntılar olur. Çoğunlukla el parmakları arasında, dirseklerde, diz kapaklarında, boyunda ve omuzda yerleşmeyi sever. Bir hafta içinde yumurtadan çıkan yavrular dişinin sebep olduğu kaşıntıları arttırırlar. Uyuzböceğinin normalde ömrü dört hafta kadardır. Tamamını Oku…

Sponsor:

Üye Paneli:




  • Kayıt Ol
Toplam : 41234